
Çalışma Alanları
Psikoterapi
Psikoterapi süreci; bireyin yaşantılarını, ilişkilerini ve geçmiş deneyimlerinin bugünkü etkilerini birlikte ele alan bütüncül bir çerçevede yapılandırılır. Yaşamın farklı dönemlerinde ortaya çıkan kaygı, depresyon, travmatik deneyimler, ilişki sorunları ve kimlik arayışları; bilimsel temelli yaklaşımlar doğrultusunda değerlendirilir. Amaç yalnızca semptomların hafiflemesi değil, tekrar eden duygusal ve ilişkisel örüntülerin anlaşılması ve dönüştürülmesidir.
EMDR Terapisi
Travmatik yaşantılar ve duygusal olarak yük taşıyan anılar, Adaptif Bilgi İşleme Modeli temelinde ele alınır. EMDR terapisi; beynin doğal iyileşme kapasitesini harekete geçirmeyi hedefler. Travma sonrası stres belirtileri, kaygı, performans blokajları, özgüven sorunları, kronikleşmiş duygusal tepkiler ve bazı psikosomatik belirtiler bu kapsamda çalışılabilir. Süreç, güvenli ve yapılandırılmış bir terapötik çerçevede ilerler.
Bireysel Yetişkin Terapisi
Yetişkinlik döneminde karşılaşılan duygusal zorluklar; bağlanma örüntüleri, erken dönem deneyimler ve yaşam geçişleri ışığında değerlendirilir. Depresyon, kaygı bozuklukları, ilişki problemleri, erteleme davranışları, anlam arayışı ve içsel çatışmalar bireysel terapi sürecinde ele alınır. Çalışmalar; travma odaklı yaklaşımlar, bağlanma kuramı, şema perspektifi ve sistemik bakış açısının entegrasyonu ile yürütülür.
Çift ve Aile Terapisi
Çift ve aile terapisi, bireylerden ziyade ilişkiyi merkeze alır. İletişim kalıpları, bağlanma dinamikleri ve kuşaklar arası aktarımlar sistemik bir çerçevede değerlendirilir. Amaç; ilişki içinde güvenli bir bağ alanı oluşturmak, karşılıklı anlayışı güçlendirmek ve işlevsel iletişim becerilerini geliştirmektir. Dönüşüm, yalnızca bireysel farkındalıkla değil, ilişki içinde yeni deneyimlerin kurulmasıyla mümkün hale gelir.
Yaklaşım
Her terapi süreci kendine özgüdür. Bu nedenle yöntemler sabit kalıplar halinde uygulanmaz; bireyin ihtiyacına göre uyarlanır ve bütüncül bir çerçevede entegre edilir. Psikoterapi, yalnızca semptomların ortadan kaldırılmasına indirgenmez; öznenin kendi anlatısını yeniden kurabilme kapasitesini güçlendiren bir düşünme alanı sunar. Geçmiş deneyimlerin bugünkü anlamı dönüştürüldüğünde, kişi yalnızca rahatlamaz; kendisiyle ve dünyayla kurduğu ilişkiyi daha bilinçli, daha esnek ve daha özgür bir biçimde yeniden yapılandırabilir. Terapötik süreç, bu yeniden anlamlandırma ve içsel organizasyonun olgunlaşmasına eşlik eden bir derinleşme alanı olarak ele alınır.

